Cinsellik ve cinsel davranışlar tarih boyunca tartışmalara yol açmış, toplumun tabularla dolu cinsel kül-türü kişisel değerleri ve bakış açılarını etkilemiştir. Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar (CYBE) ise cinsel sağlık alanını aşarak yaşamı derinden etkilemiş, ötekileştirme ve ayrımcılığa neden olmuştur. Bunun en belirgin örneklerinden birini, günümüze HIV enfeksiyonuna ilişkin yetersiz bilgi düzeyi nedeniyle oluşan önyargı, damgalama ve ayrımcılık temelli davranışlarda gözlemliyoruz.

Ülkemizde toplum sağlığını riske atan HIV tanısındaki artış, sağlık politikalarından eğitim stratejilerine kadar geniş bir alanda yeniden düşünmeyi ve değerlendirmeyi gerektirmektedir.

Bu açıdan, cinsel sağlık alanındaki dinamiklere ve ülkemizdeki cinsel iklimin sorunlarına odaklanmak önemlidir. Cinselliği doğal bir konu olarak ele almadıkça, değerlerimizi gözden geçiremeyiz ve bilgi temelli yaklaşım ve tutumlar geliştiremeyiz!

Bu nedenle biz TAP Vakfı olarak çalışmalarımızı, cinsel ve üreme sağlığı konusunda hak temelli ve kapsayıcı bir yaklaşımla yürütmekte ve toplumsal grupların, özellikle de gençlerin ve kadınların doğru bilgiye erişimini desteklemekteyiz. Bir sivil toplum kuruluşu olarak, cinsellik eğitiminin okullarda yer alması, yetişkin eğitim programlarında cinsel haklar konusunda farkındalık kazandırılması gibi konularda eğitim ve savunuculuk faaliyetleri yürütmekteyiz.

Söz konusu cinsel sağlık olduğunda aile, sosyal çevre ve sağlık hizmeti sunucularının, yargılayıcı tutumların en sık görüldüğü mikro topluluklar olduğunu söyleyebiliriz. CYBE’ler ile mücadele eden bireylerde suçluluk ve pişmanlık hissetmelerine neden olan bu mikro topluluklar, aynı za- manda toplumun CYBE’lere karşı negatif algı ve tutuma sahip olmasına da neden olmaktadır.

Bu nedenle anonim test merkezleri, tanı ve tedavi süreçlerinde güven verici ve özgürleştirici bir ilk adım olarak yaygınlaşmalı ve farklı konumlarda daha çok GDTM’nin açılması için işbirliği yapmalıyız.

Nurcan MÜFTÜOĞLU

TAP Vakfı

Genel Koordinatör