Uluslararası AIDS Cemiyeti (International AIDS Society/IAS) tarafından IAS2023 kapsamında bu yıl 12’ncisi Avustralya’nın Brisbane kentinde düzenlenen HIV Bilimi Konferansı’nda, HIV enfeksiyonunun artık halk sağlığını ve bireyleri tehdit etmediği bir dünyayı gerçekleştirme yolculuğunda, yeni ve çığır açıcı araştırma sonuçları paylaşıldı. İşte bu önemli etkinlikten sekiz önemli başlık…
Cenevre Hastası
HIV enfeksiyonunun vücuttan tamamen yok edildiği altıncı vaka olan “Cenevre Hastası”na ait veriler konferansın en önemli başlıklarından biri olarak karşımıza çıkıyor. ART’nin tamamen kesilmesinden sonra 20 ay boyunca viral yükü belirlemeyen seviyede kalan Kafkasya kökenli bir erkek olan Cenevre Hastası, 2018 yılında, ilişkili olmayan HLA uyumlu doğal fenotip CCR5 donöründen kök hücre nakli sonrasında bifenotipik sarkoma için kemoterapi almış. Cenevre Hastası’nı önceki benzer vakalardan farklı kılan özellik ise, donör fenotiplerinin HIV’e karşı duyarlı olması. Önceki beş vakada ise donörler, nadir görülen CCR5-delta mutasyonuna sahipti.
Bulaş Riski Sıfır
Artık çok net! “Sıfır Bulaş” oturumunda, ilaçlarını reçete edildiği biçimiyle düzenli olarak kullanan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanmış herhangi bir testle (kurumuş kan damlası testleri de dahil) ölçülerek viral yükünün belirlenemeyen düzeyde (200 ml kopya ve altı) olduğu tespit edilen HIV ile yaşayan kişilerin, HIV’i cinsel eşlerine bulaştırma riskinin kondomsuz ilişkilerde bile “sıfır” olduğunun altı bir kez daha çizildi! Yani belirlenemiyorsa, bulaştırmıyor! Yani BELİRLENEMEYEN = BULAŞTIRMAYAN!
Doğuştan Gelen Farklılıklar
Güney Afrika’da 281 anne-çocuk çifti üzerinde yapılan uzun dönemli çalışmanın sonuçları, cinsiyet ve bağışıklık sistemi arasındaki ilişkiyi ortaya koydu. Çalışmaya dahil olan tüm çocuklar doğumla beraber ART almaya başlarken, bunların %92’si doğum öncesi anne karnındayken de ART’ye maruz kaldılar. Araştırma sonuçlarına göre erkek çocuklar, kız çocuklara göre daha yüksek bağışıklık cevabı verirken, düşük ART uyumu veya uyumsuzluklarına rağmen HIV ile doğan beş erkek çocukta viral yükün belirlenemeyen seviyede olduğu görüldü.
Kardiyovasküler Çıktılar
HIV ile yaşayan kişiler kardiyovaküler hastalık geliştirme olasılığı açısından, diğer bireylere göre önemli ölçüde daha yüksek risk altındadır. Bu konuda yürütelen Ramdomized Trial to Prevent Vascular Events (REPRIEVE) deneyinin tam sonuçları ilk kez IAS2023’te açıklan- dı. Sonuçlara göre, HIV ile yaşayan katılımcılar günlük bir statin (pitavastatin) kullandıklarında, majör olumsuz kardiyovasküler olaylar riski %35 oranında azalıyor. Tedavi grubundaki katılımcıların çalışma süresince majör kardiyovasküler olayları yaşama olasılığının, plasebo grubundakilere göre %21 daha az olduğun tespit edildiği REPRIEVE, 2015 yılından bu yana 12 ülkede sürdürülen, 40-75 yaş aralığındaki 7,769 yetişkinin dahil edildiği bir çalışmadır.
HIV ve Erkek Sünnet
Erkeklere uygulanan gönüllü tıbbi sünnetin (VMMC), erkekler arası cinsel ilişkide HIV bulaşını azalttığı ortaya kondu. Konu hakkında Çin’de yapılan ilk randomize kontrollü deneyde, VMMC’yi kabul eden yaklaşık 250 HIV-negatif erkek arasında, hemen VMMC uygulanan deney grubunda hiçbir HIV serokonversiyonu olmadığı, ertelemeli VMMC uygulanan kontrol grubunda ise beş tane HIV serokonversiyonu bulunduğu tespit edildi.
Sydney’in Başarısı
Konferansın en ilgi çeken başlıklarından biri de, Avusturalya’nın Sydney şehrinin gösterdiği başarı. Yapılan açıklamaya göre Sydney’in merkez bölgesi, dünya genelinde yeni HIV vakalarının %88 oranında azaldığı, yani yeni tanıların en az görüldüğü bölge olarak kayıtlara geçti. Yüksek bir ihtimalle UNAIDS’in 95-95-95 hedeflerine ulaşacak olan Avustralya, şu anda HIV salgınını potansiyel olarak ortadan kaldıran ilk ülke olma yolunda ilerliyor.
Kadınların PrEP Tercihi
HIV Prevention Trials Network tarafından Afrika’daki yedi ülkede, doğum cinsiyeti kadın olan 2.500 kişi üzerinde yapılan HPTN-084 adlı araştırmaya göre, kadınların %80’i günlük oral alınan TDF/ FTC yerine, uzun dönem etkili enjekte edilebilen Cabotegravir (CAB-LA) PrEP’i tercih ediyor.
HIV, COVID-19 ve MPox
Dünya Sağlık Örgütü, HIV, COVID-19 ve MPox’ın kesiştiği noktalara ilişkin önemli analizler ortaya koydu ve aşılara eşit erişim ihtiyacının altını çizdi. Açıklamaya göre:
HIV negatif kişiler arasında COVID-19’a bağlı ölüm oranı aşılamadan sonra büyük ölçüde azalırken, özellikle CD4 sayısı düşük olan HIV ile yaşayan kişilerde Omicron ve Delta varyantı dalgalarında %38-39 gibi mütevazi bir azalma gerçekleşti. 821.000 hospitalize kişiden oluşan DSÖ Küresel Klinik Platformu verilerinden çıkarılan sonuçlara göre, HIV ile yaşayan kişilere takviye aşı dozu verilmesi gerekliliği vurgulandı.
DSÖ’nün 2022 Küresel Sürveyans Analizi, HIV ile yaşayan ve MPox’a yakalanan kişilerin, bağışıklıkları baskılanmadıkça hastaneye kaldırılma olasılıklarının daha yüksek olmadığını ve tedavi altına alınmamış HIV enfeksiyonunun MPox morbiditesine yol açabileceğini gösterdi.
